Kırım'ı işgal ettikten sonra yarımadaya su sağlayamayan Rusya'dan Ukrayna'ya küstah suçlama

Kırım'ı işgal ettikten sonra yarımadaya su sağlayamayan Rusya'dan Ukrayna'ya küstah suçlama
13:40 15.09.2020 | 114 kere okundu | Dünya

Ukrayna’da 2014 yılında siyasi kriz yaşanırken askeri güçlerini sinsice Kırım’a sokan ve uluslararası hukukun ilke ve normlarını ihlal ederek yarımadayı işgal eden Rusya, küstah açıklamada bulundu.  Rusya Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, Kırım’a su sağlamayan Kıyiv yönetiminin, uluslararası anlaşmalarda belirlenen “insan hakları yükümlülüklerini” ihlal ettiğini iddia etti.

 

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, 11 Eylül 2020 tarihinde düzenlenen basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Ukrayna bir dizi uluslararası anlaşmanın katılımcısıdır. Dolayısıyla bu belgelerde belirtilen insan haklarına saygı gösterme, koruma ve uygulama yükümlülüğünü gönüllü olarak üstlenmiştir. Böylece, Kıyiv yönetiminin kasıtlı olarak Kırım’a yönelik su ablukasının uygulanması, Ukrayna tarafının uluslararası sözleşmelerde yer alan insan hakları yükümlülüklerinin ihlali olarak nitelendirilebilir.” ifadelerini kullandı.

 

UKRAYNA’YA ULUSLARARASI MAHKEME TEHDİDİ

 

Öte yandan sosyal medya üzerinden açıklamada yapan Kırım’ın sözde Başkanı Sergey Aksyonov, Kırım yarımadasına su sağlamayı keserek Kıyiv yönetiminin suç işlediğini ve yarımadada yaşayan insanların temel insan haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek, “Rusya’da su ablukası başlatanlara karşı yargı sürecinin başlatılması gerektiğini düşünüyorum. Daha sonra dava Uluslararası Adalet Divanına kadar gider.” diye kaydetti.

 

“İŞGAL EDİLEN BÖLGEYE KAYNAK SAĞLAMA İŞGALCİ DEVLETİN SORUMLULUĞUDUR”

 

Kırım’ı işgal ederek sayısızca uluslararası hukuk ilke ve normunu ihlal eden Kremlin yönetiminin küstah açıklamalarını yorumlayan Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskiy’in Kırım Özerk Cumhuriyeti Temsilciliği, bir kere daha işgal edilen bölgeye kaynak sağlamaktan işgalci devletin sorumlu olduğunu vurguladı.

Kırım Temsilciliği, Yarımada’daki onlarca cinayet, insan kaçırma, Kırım Tatar ve Ukrain aktivistlere yapılan işkenceden sorumlu olan işgalci devletin olası bir yaşam hakkı ihlalinden bahsetmesinin kabul edilemez olduğunu kaydetti.

12 Ağustos 1949 tarihli Savaş Zamanında Sivillerin Korunmasına İlişkin Cenevre Sözleşmesi’nin 55. maddesinin 1. fıkrasında, işgalci devletin elinde olan tüm araçları kullanarak işgal altındaki bölgede yaşayan nüfusa yiyecek ve tıbbi malzeme sağlamaktan sorumlu olduğunu hatırlatan Kırım Temsilciliği, “Bu hükümler elbette, su gibi bir kaynak için de geçerlidir. Yani, işgalci devletin doğrudan yükümlülüğü; işgal altındaki bölgede yaşayan sivil nüfusa gerekli tüm kaynakları sağlamaktır.” ifadelerini kullandı.

 

“KIRIM’A SU SAĞLAMAK RUSYA İÇİN ÇOK MALİYETLİ”

 

İşgalci devlet Rusya için Kırım’a su sağlamanın çok maliyetli olduğunu belirten Temsilcilik, “Dolayısıyla Rusya doğrudan ve uluslararası ortaklar aracılığıyla baskı uygulayarak Ukrayna’yı yarımadaya su teminini yeniden başlatmaya ikna etmeye çalışıyor ve ikna etmeye devam edecektir.” diye vurgulayarak, Ukrayna’nın, topraklarını işgal eden devlete sorunlarını çözme konusunda yardım etmesi gerekmediğini belirtti.

 

İŞGALCİ RUSYA BM’YE ŞİKAYETTE BULUNDU

 

Daha önce, Rusya Federasyonu’nun, Kırım’ın işgalinden dolayı Ukrayna’nın yarımadaya yönelik su tedarikini kesmesine karşı, Birleşmiş Milletlere (BM) başvuruda bulunduğu bildirilmiş, Kremlin yönetiminin BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet’e konu ile ilgili dilekçe gönderdiği belirtilmişti.

 

KIRIMOĞLU: RUSYA YARIMADADAKİ SUYU ASKERİ İHTİYAÇLARI İÇİN HARCIYOR

Kırım Tatar halkının milli lideri, Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Kırım’ı işgal eden Rusya’nın yarımadaki su kaynaklarını sivil nüfus için değil askeri ve sanayi ihtiyaçlarına harcadığını ifade etmişti.

 

KIRIM’IN İŞGALİNDEN SONRA UKRAYNA ANAKARASINDAN YARIMADAYA SU TEDARİKİ KESİLDİ!

 

Rusya Kırım’ı işgal etmeden önce, yarımadanın içme suyu ihtiyacının yüzde 85’i Ukrayna tarafından Dinyeper (Dnipro) nehrinin Kuzey Kırım Kanalı’na aktarılması sayesinde sağlanıyordu.

1961-1971 yıllarında kurulan Kuzey Kırım kanalı Ukrayna’daki Kahovskoye baraj gölünden Kırım’ın Kerç şehrine kadar uzanıyor. Uzunluğu 402,6 km olan kanal saniyede 300 metreküp su akışı sağlıyor.

 

Şubat-Mart 2014’te Kırım’ın Rusya tarafından işgal edilmesinden sonra kanaldan sağlanan su tedariki durdurulmuştu.Rus işgalci yönetimi, su sorununu yeraltı kaynakları aracılığıyla çözmeye çalışıyor. Birçok yerleşim yerinde su kuyuları açılmaya başlandı. Ancak bu durum da, Kırım toprağının tuzlanmasına yol açıyor.


Dünya
Haberler