"ABD'nin Doğu Akdeniz’de attığı adımlar Ada’daki dengeyi bozmakta, gerginliği arttırmakta"

"ABD'nin Doğu Akdeniz’de attığı adımlar Ada’daki dengeyi bozmakta, gerginliği arttırmakta"
11:40 15.09.2020 | 131 kere okundu | Politika

Doğu Akdeniz’de Türkiye ve Yunanistan arasındaki gerilim devam ederken, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) arasında 12 Eylül 2020’de imzalanan mutabakat muhtırası gerginliği ve beraberindeki tepkileri artırdı. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, GKRY ile ABD arasında yeni imzalanan mutabakat muhtırasına yönelik, “Bu mutabakat muhtırası, Doğu Akdeniz’de barış ve istikrara hizmet etmeyecek ve Kıbrıs meselesinin çözümüne de zarar verecektir.” ifadeleri ile karara ilişkin tepkisini gösterdi.

 

ABD ve GKRY arasında imzalanan mutabakat muhtırasına Türkiye’den tepki geldi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Aksoy bugün, “ABD’nin Kıbrıslı Rumlara yönelik silah ambargosunun kaldırması ve Uluslararası Askeri Eğitim ve Öğretim (IMET) programına Rum tarafının da dahil edilmesi yönünde attığı adımlar, adadaki iki halk arasındaki dengeyi bozuyor ve Doğu Akdeniz’de gerilimi artırıyor” dedi. Aksoy, öte yandan ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun adaya yaptığı ziyaret sırasında KKTC ile görüşmemesinin çarpıcı olduğunu sözlerine ekledi.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, 12 Eylül Cumartesi günü kısa bir ziyarette bulunduğu Kıbrıs’ta Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis ile görüşmesi sonrası bir açıklama yaparak, “Türkiye’nin bölgedeki eylemleri bizi derinden endişelendiriyor” dedi.

“Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kendi münhasır ekonomik bölgesinde bulmuş olduğu hidrokarbon da dahil olmak üzere doğal kaynaklarını kullanma hakkı var” diyen Pompeo, Kuzey Kıbrıs’taki Türk yönetiminden yetkililerle görüşmeden adadan ayrıldı. Pompeo’nun bu ayrımcı tavrı Kuzey Kıbrıs yönetimince eleştirildi.

Hami Aksoy’un tepki gösterdiği bir diğer konu olan mutabakat muhtırası ise Kıbrıs’ta ABD tarafından fonlanacak yeni bir eğitim merkezi kurulması ile sınır güvenliği ve “silahsızlanma” konularında danışmanlık verilmesinin öngörülmesi oldu. Pompeo, bu merkezle ilgili de şunları söylemişti:

“Kıbrıs Kara, Deniz ve Liman Güvenliği Merkezi -CYCLOPS- adıyla kurulacak. Güvenlik iş birliği, bölgede değerlerimizi paylaşmayan ülkelerin yeni zemin arayışında olduğu bir dönemde daha çok önem arz ediyor.”

Hami Aksoy, 13 Eylül’de GKRY ile ABD arasında 12 Eylül 2020’de imzalanan mutabakat muhtırasıyla ilgili soruyu yazılı yanıtladı.

“TÜRK TARAFI YOK SAYILIYOR”

Aksoy’un 12 Eylül’de GKRY ile ABD arasında imzalanan ve GKRY’de “Kara, Açık Denizler ve Liman Güvenliği Merkezi” kurulmasını öngören mutabakat muhtırasının Kıbrıs Türk tarafını yok saydığını vurguladığı açıklaması, şu şekilde:

“12 Eylül 2020 tarihinde GKRY ile ABD arasında imzalanan ve GKRY’de “Kara, Açık Denizler ve Liman Güvenliği Merkezi” kurulmasını öngören mutabakat muhtırası Kıbrıs Türk tarafını yok saymaktadır.

“DOĞU AKDENİZ’DE BARIŞA HİZMET ETMEYECEK”

Bu mutabakat muhtırası, Doğu Akdeniz’de barış ve istikrara hizmet etmeyecek ve Kıbrıs meselesinin çözümüne de zarar verecektir.

“ABD, ADA’DAKİ DENGEYİ BOZMAKTADIR”

ABD’nin son dönemde GKRY’ne silah ambargosunu kaldırmak ve Rum tarafını askeri eğitim programına (IMET) dahil etmek suretiyle attığı adımlar Ada’daki iki halk arasındaki dengeyi bozmakta ve Doğu Akdeniz’de gerginliği arttırmaktadır.

“POMPEO’NUN TAVRI DİKKAT ÇEKİCİ”

ABD Dışişleri Bakanı Pompeo’nun, teamülleri hilafına Ada’yı ziyareti sırasında Kıbrıs Türk tarafıyla görüşmemesi de bu bakımdan dikkat çekicidir. Ada’da Rumlarla birlikte eşit hak sahibi olan Kıbrıs Türklerini dışlayarak atılan bu adımların tek sonucunun Rumların uzlaşmazlığını pekiştirmek olacağı ve bu yaklaşımın Rum tarafını herhangi bir sorunun çözümünde uzlaşmacı bir tavır içine girmeye teşvik etmeyeceği kesindir.

ABD’YE UYARI ÇAĞRISI

ABD’yi, Kıbrıs Adasında geleneksel olarak sürdürdüğü tarafsızlık politikasına geri dönmeye ve Kıbrıs meselesinin çözümüne yönelik çabalara katkıda bulunmaya davet ediyoruz.”

KIBRIS ADASI’NA DAİR GELİŞMELER

ABD, 1 Eylül’de Güney Kıbrıs Rum yönetimine uygulanan silah ambargosunu kısmen kaldırırken, Pompeo Temmuz ayında ABD’nin Güney Kıbrıs Rum yönetimini 2020 askeri eğitim programına dahil ettiğini duyurdu.
Kıbrıs adasının 1963 yılında Kıbrıslı Rumlar tarafından zorla bölünmesinden sonra, Kıbrıslı Türkler bir etnik şiddet kampanyasına maruz kaldı.

1974’te Kıbrıs’ın Yunanistan tarafından ilhakına yönelik bir darbenin ardından Türkiye garantör güç olarak müdahale etmek zorunda kaldı. 1983 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kuruldu.
Onlarca yıldır, anlaşmazlığı çözmek için görüşmeler yapıldı ve bunların hepsi başarısızlıkla sonuçlandı. Garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin katılımıyla gerçekleştirilen son etkinlik 2017 yılında İsviçre’de sona erdi.

2004 yılında dönemin BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın çözüm planı Kıbrıslı Türkler tarafından kabul edilmiş, ancak adanın her iki tarafında yapılan referandumlarda Kıbrıslı Rumlar tarafından reddedilmiştir.
Yakın tarihli bir raporda, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, ada sorununun çözümü için “yeni fikirlere” ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.


Politika
Haberler