QAQB Başkanı Rizvan Bey Talibov ile samimi sohbetimiz.

QAQB Başkanı Rizvan Bey Talibov ile  samimi sohbetimiz.
08:45 31.01.2021 | 2285 kere okundu | Karabağ

DAĞLI KARABAĞ'TA YAŞAMAK BATI AZERBAYCANLARIN DOĞAL HAKLARIDIR.

 

Söyleyişi yapdı: Elturan Musayev 

Batı Azerbaycan (Şimdiki Ermenistan) Türklerinin değerli oğlu, entelektüel, ülkesini çok seven Batı Azerbaycan'a Dönüş Birliği Başkanı Rizvan bey Talibov ile samimi sohbetimiz.

- Merhaba Rizvan bey.

Batı Azerbaycan'daki yurttaşlarımızı kurtarılmış bölgelerimize yerleştirme fikri nereden geldi ve hangi ihtiyacdan ortaya çıktı?

- Öncelikle Başkomutan'ın 27 Eylül'de başlattığı karşı saldırı sonucunda Karabağ'ın işgal altındaki toprakları düşmandan kurtarıldı. 1 milyondan fazla yurttaşımız evlerinden zorla çıkarılmıştır. Bugün bu bölgelerin insanları anavatanlarına dönecek ve özgür bir hayat sürecek.

Bununla birlikte, Dağlık Karabağ'ın kurtarılmış bölgelerinde ve yerleşim yerlerinde, Ermeniler Sovyet döneminde hala yasadışı olarak yetiştiriliyordu. Şimdi, 1988'de Batı Azerbaycan'dan sınır dışı edilen yurttaşlarımızı bu yerleşim yerlerinde ve köylerde yeniden canlandırmak için yeniden yerleştirmek için kişisel öneri ve girişimimle, Batı Azerbaycan'a Dönüş Birliği meselesi de gündeme geldi ve çok olumlu bir yankı uyandırdı. Büyük ilgi ortaya çıktı. Çok kısa bir süre içinde Batı Azerbaycan'dan 2500 aile reisi bize hitap etti. Bu, Batı Azerbaycanlıların en doğal hakkıdır. Zira 1988 yılında Azerbaycan devletinin başında Ermeni karışımı olan  siyasetçilerin kötü niyetli çalışmaları sonucunda bize karşı büyük bir üvey baba tavrı oluşturuldu. Hiçbir hakkımız, ayrıcalığımız yoktu. Batı Azerbaycanlılar bakıma muhtaç, kendi başlarına yerleştiler ve perakendede yaşamaya başladılar. O sırada bize karşı büyük karalama kampanyaları başlatıldı. Böylece aileler ve nesiller arasında bir mesafe oluştu, insanlarımız birbirinden ayrıldı. Ancak bu üvey baba tavrı, rusyanın desteklediyi iktidar deyişdikden sonra Elçibey ve Ulu Önder Haydar Aliyev'in iktidara gelmesi ile azalmaya başladı,  bize yönelik bu ayrımcı politika durduruldu.

- İlk önce hangi adımları attınız?

- Biz de 25 Kasım'da Cumhurbaşkanlığı İdaresi'ne ve şahsen Cumhurbaşkanına baş vuruda bulunduk. Ve başvurumuz  çok olumluydu. Batı Azerbaycan Türkleri ve göcmenler olqrak bir temyiz listesi hazırladık ve yakın zamanda Cumhurbaşkanlığı İdaresine ve şahsen Sayın Cumhurbaşkanına bir mektup gönderdik.

- Bu yerleşimin Batı Azerbaycanlıların anavatanlarına dönme isteyini azaltmayacağını düşünüyor musunuz?

- Hiç de değil, çünkü milyonlarla yurttaşımız farklı yıllarda Ermenistan'dan sınır dışı edildi ama bu bölgelere sadece 45.000-50.000 yurttaşımız yerleşebilecek. Umarım olumlu kararlar alınır ve hayalimiz gerçekleşir. Bizden sonra birçok kuruluş ve bireyin böyle bir girişim başlattığını ve halkımızın ayrı seçimler oluşturarak ve ayrı listeler düzenleyerek çeşitli kirli, gizli noktalara yönelme eğiliminde olduğunu belirtmek isterim. Devletimizin ve şahsen Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konulara izin vermeyeceğine ve bu kişilerin bu kutsal fikirlerin dışında kalacağına inanıyorum.

Ayrıca 1988'de SSCB ve Azerbaycan  Sovyeti respublikası  anayasaya aykırı bir adım atması üzerine Bakü ve Sumgayit'ta devlet tarafından Ermenilere bedava verilen evlerin  Ermenistandan kovulan  yurttaşlarımızla deyis düyüs edilmesi kararı verildi. Burda bile adaletsizlik vardı. Ordan gelen soydaşlarımız evlerini kendi parası ve emeyiyle dikmişdi. Yani onların bırakıp geldiyi servet burdan gedenlerin servetinden bir kac kere cokdu.  Karara göre geden ermenilerle  Batı Azerbaycan'dan mülklerini değiştirebilirdi. Ama itiraf edelim ki, servetini ermenilere bırakıp gelen göcmenler Azerbaycanda kendi paralarıyla ermenilerden ev almak zorunda bırakıldılar.  Böylece yurttaşlarımızın sermayesi, maliyesi ve malları mülkü olmayan Ermenilerin eline geçti. Bu, yurttaşlarımızı mallarından mahrum etmek için atılan adımların bir devamıydı. 

- Batı Azerbaycanlı işadamlarımızdan yerleşim çalışmalarını desteklemek ve istihdam yaratmak için herhangi bir çağrı aldınız mı?

- Ne yazık ki böyle bir  cağrış yok. Ama bildiğimiz kadarıyla zenginler kendileri icin böyle bir adım atmak istiyor. Biz de onlara başarılar diliyoruz.

Öncelikle Hadrut yerleşimi, Hocavend bölgesi, Hocalı, Hankendi,  Ağdara, Şuşa köylerini yerleşim için planladığımızı da belirtmek isterim.

1988'de o zamanki Azerbaycan hükümetinin temsilcileri, Batı Azerbaycanlı yurttaşlarımızı Dağlık Karabağ'a kompakt bir şekilde yerleştirmiş olsalardı, bugün bu savaşlara gerek kalmayacak ve hiçbir Ermeni nüfusu yasadışı olarak oraya yerleşemeyecekti.

- Rizvan Bey, sizlere ve Batı Azerbaycan'a Dönüş Birliği'ne kutsal çalışmalarınızda başarılar diliyoruz.

 


Karabağ
Haberler