Bu günkü konumuz - Yusuf Aslan

  Bu günkü konumuz - Yusuf Aslan
21:45 03.12.2020 | 593 kere okundu | Kültür

Biyografi

Bu günkü konuğumuz 1954. yılında Malatya / Fethiye’de dünya’ya gelen ancak ailesiyle birlikte Adana’ya yerleşen ve Adana’da ikamet eden yazar ve şair Yusuf Aslan.

Yusuf Aslan kendi ifadesiyle İlkokulu bitirdikten sonra memleketinde iş imkanı olmadığı için köyünü terk etmek zorunda olduğunu düşünerek Adana’ya göç etmiştir.

Adana’da bir hayli meşakkatli günlerin ardından altı yedi kişilik bir dokuma atölyesinde iş bulup çalışmaya başlayan yazarımız, emekli olduktan sonra, eskidende edebiyata gönül verdiğinden dolayı şiir fıkra ve makale yazmaya başlar!

 2009. Yılında ilk romanı olan “Garip Mirto” romanını çıkartır.

2011. Yılında ikinci romanı olan “Fethiye’nin Işıkları” isimli romanını yazar ve bu romanı Cinius yayınları kitabevi tarafından yayınlanır.

2013. yılında Üçüncü romanı “Elif Kızın Kaderi” romanını çıkartır.

2016. Yılında dördüncü romanı olan “Karayılan” romanını Adana  / Çukurova ilçe Belediyesi sponsorluğunda - Karahan kitabevi tarafından basımı yapılıp yayınlanır.

Yazarımızın yazmış olup halen basılmamış olan daha dört adet romanı bulunmaktadır!

Ayrıyeten, yazarımızın üç binin üzerinde şiirleri bulunmaktadır.

Yazarımızın gönül yolu ise yedi ulu ozanlarımızın gittiği o ulu yolu takip edebilmektir.

Ayriyeten, Azerbaycan’da Türk dünyası şairleri ve şiirlerinin yayınlandığı Antoloji şiir kitabında şiirleriyle birkaç kez katılma şansı olmuştur.

 Halen Özbekistan’da Kıymetli Gülzira Şaripova hanımefendinin şiirlerini Özbek lehçesine tercüme ederek, Facebook ulaşım yoluyla Özbekistan’dan dünya okurlarına ulaştırmaktadır. Ayriyeten 2020. Rusya ulusal ve Uluslararası “Altın Kalem” ödülü ve Orta Asya Turan Birimdige ödülüyle tebrik edilmiştir.

Yazarımız evli ve iki oğlan bir kız olmak üzere üç çocuk babasıdır ve halen şiirlerini ve kitaplarını yazmaya devam etmektedir.
.....

CENNET-İ ALAYA DÜŞMEK GİBİDİR

Seni görmek var ya gözleri güzel
Cennet-i alaya düşmek gibidir
Bizim memlekette ezeli ezel
Aşıklara name koşmak gibidir

Ey sevgili bazen maziyi an ki
Aşkımızla her dem olalım kanki
El ele tutuşup dağlardan sanki
Nuh’un gemisiyle aşmak gibidir

Yüzünü görmesem can neye yarar
Melul mahzun olmuş hep seni arar
Naz edip yüzünü göstermeyen yar
Yüzüne çekilmiş yaşmak gibidir

Hem ölümden hemde dirimden geçtim
İnan yüreğimden derinden geçtim
Yüzünü görünce serimden geçtim
Hal ve halavetim şaşmak gibidir

Bu ya bir gerçektir ya da rüyadır
Bir selam sabahı bana payedir
Gökte yağmur yerde deniz deryadır
Yusuf’un gönlünden taşmak gibidir

Yusuf Aslan
.....
ALEM-İ EKBER GİZLİDİR

Bilmezmisin ey eşref-i mahlükat
Sende bir alem-i ekber gizlidir
Alem-i ekber'de olan hakikat
Bir insan alem-i asger gizlidir

Yerdeki karınca gökteki sakça
Süleymana biat ederler tekçe
Bir sıfatı Keremallahü Veche
Şah-ı Velayet-de mimber gizlidir

Ruhlar aleminde eyledi davet
Alemler Rabbine dediler evet
Kahinata rahmet gelen nübüvvet
Sözlerinde misk-i amber gizlidir

Şu yer ile sema koca bir görkem
O mevladan mahlükatına muhkem
Ateşe lüzum yok tende aşk varken
Bizim Kul Yusuf'ta kamber gizlidir.

Yusuf Aslan
.....

AŞK DENEN O ŞEYDEN DAVAM VAR BENİM

Onulmaz dertlere düştüm erenler
Aşk denen o şeyden davam var benim
İçlerinden vah vah çeker görenler
Çaresiz bu dertten cefam var benim

Divane gönlümde var olan bu köşk 
Yazdıkça yazdırdı gizli gizli meşk 
Beni yataklara düşüren şu aşk 
Yüzünden bir karasevdam var benim

Öyle aşklar var ki hayli yücedir
Gördüm ki üç harfli sade hecedir
Vallah billah boynum kıldan incedir
Haşa ki diyemem havam var benim 

Benden selam olsun eş ile dosta
Bilmezler ki gönül bir kara yasta
Bazan iyi oldum bazan da hasta
İyi olmayan derin yaram var benim

Bu aşkla ben yari yar beni eğler
Aşkı bilmeyene hangi dert neyler
Yusuf’um söyledi bir daha söyler
Bu sevdaya salan Kabe’m var benim

 


Kültür
Haberler