Gürcistan Kafkasya'da Türklerle işlemeli

Gürcistan Kafkasya'da Türklerle işlemeli
13:15 10.10.2021 | 2220 kere okundu | Yazarlar

Haşim Sahrabli, Siyasal ve savaş muhabiri


Kafkasya öyle bir bölgedir ki, bu bölegede asırlardır iki millet söz sahipliği etmektedir  ve bu iki millet zayıf düşdüğü zamanlarda bile bölgede söz hakkını koruya bilmiştir. 
Güney Kafkasya'da söz sahibi olan bu iki millet ise, Türk ve Rus milletleridir. 
Bölgede bir zamanlar söz hakkı Azerbaycan Türklerinin kurduğu devletlerde olmuş, sonradan Azerbaycan devletlerinin çöküşü, Azerbaycan ülkesinin ikiye bölünmesi ile Ruslar ve Anadolu Türkleri Kafkasya'da egemenlik kurmuşlardır. 
Bugün de değişen birşey yoktur. Kafkasya'da Rusya ve Türkiye egemenlik savaşı vermektedir. Azerbaycan Türkleri bağımsızlıklarını kazanmış, bölgede esas güç sahibi ülkelerden birine çevrilse de, ikiye bölünmüş vaziyette bölgede ve uluslararası siyasette dünya devletine çevrilemiyor. 
Batı, özellikle ABD, Fransa ve Birleşik Krallık, diğer taraftan Çin, İran gibi güçlü ülkeler ne kadar çalışsalar da, Kafkasya'da bir türlü egemen olamadılar, şimdi de bu savaşta Türkiye ve Rusya'ya yenilmektedirler. 
Kafkasya'da ise, onlarla millet yaşasa da, bu milletlerden yalnız üçünün devleti var. Diğer milletler özerklik kazanmış olsa da, bağımsızlık savaşını kaybetmişler. Dünyanın siyasi kaderinde önemli yeri olan Kafkasya bölgesinin üç bağımsız devletinden Azerbaycan artık gücünü ve bağımsızlığını tescil etmiştir. Hiçbir dünya devletine boğun eymiyor, egemen hakları doğrultusunda bağımsız kararlar verebiliyor. Aynı şeyleri Ermenistan hakkında söylemek çok zordur. Zira Ermenistan şoveniz duygularının esiri olmuş, utopik hayellerine ulaşmak için dünya devletlerinin kuklalığını yapmayı kabul ederek, hem bağımsızlığını kaybetmiş, hem de proje devlet haline gelmiştir. 
Gürcistan ise, günümüz siyasi durumu ile çok zordadır. Ülke bağımsızlık savaşı veriyor, ancak bir türlü egemenliğini koruyamıyor. 2009 yılında Rusya destekli ayrılıkcıların esiri haline gelmiş, bu sorunu çözebilmek için zaman zaman farklı devletlerin kapısını çalmaktadır. Bu ise, Gürcitan'a egemenliğini geri vermediği gibi, onu Ermenistan'ın düştüğü zor duruma sürüklemektedir. Gürcistan artık ulusal çıkarlarını savunmak için farklı ülkelerin kuklalığını yapar hale gelmiştir. Bunun temel nedenlerine inecek olursak büyük bir liste çıkarmamız gerekecektir. Ancak temel neden odur ki, Gürcistan'ın Batı ile artan ilişkileri Rusya'yı bölgesel çıkarları açısından endişelendirmiş, Rusya Gürcistan'ı bu adımları için cezalandırmak siyasetini aktif etmiştir.  Sonuç olarak, Gürcistan içindeki ayrılıkcılar desteklenmiş ve bölücülük faaliyetleri başarı ile sonuçlanmıştır. Böylece, Gürcistan devleti egemenliğini korumak için Rusya'ya kafa tutabilecek devletlerin kuklalığını yapmağa mecbur kalmıştır. Ancak gerçek şu ki, Gürcistan'daki Rus işgalinden geçen 12 yıl boyunca Batı devletleri Kafkasya'daki bu rezil durumu değişememiş, aksine her zaman vaatler vermekle kalmıştır. Karşılığında Gürcistan sınırları içinde Rusya destekli işgal sürmektedir. 
Benzer durum Azerbaycan'da da yaşanmaktaydı. Tek fark odur ki, Gürcistandan farklı olarak Azerbaycan'daki işgali direk Rusya gerçekleştirmemiş, kendisine ait proje ülke olan Ermenistan devletinin eli ile işgali desteklemiştir. Ancak Azerbaycan Gürcistan'ın ettiği hatayı tekrarlamadı. Azerbaycan egemenliğini korumak ve sınırlarındaki işgale son vermek için hiçbir zaman Batı ülkelerinin veya başkalarının kuklalığını yapmadı. Batı devletleri, Rusya, İran, Çin gibi büyük ülkeler arasında denge politikası izlerken, aynı soydan, aynı dilden olan kardeş Türkiye devleti ile müttefik ilişkiler kurdu. Birçok alanlarda Türkiye tecrübelerini uyguladı ve sonuçta Karabağ zaferi gibi dünyasal öneme sahip bir başarı kazandı. 
Şimdi Gürcistan devleti de anlamalıdır ki, Kafkasya'da hiçbir zaman ikinci milletin egemenliği gerçekleşe bilmez. Bu bölgede sadece iki millet egemendir ki, bu milletler Türk ve Rus milletleridir. Gürcistan Rusya ile karşı cebhelerde olduğu için Türkiye ve onunla ittifak halinde olan Azerbaycan devletleri ile sağlam ilişkiler kurmalıdır. Bu hem Gürcilerin egemenliğini korumak, hem de bölgede devletlerin egemenliği şartlarında kalıcı barışın teşkilinde esas ve tek yoldur. 
Son günler Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan devletleri arasındaki sıcak temasların olumlu şekilde devam etmesi de bu gerçekliğin kabullenişi olarak yorumlanabilir. Bu gibi adımların devamlı olması her üç ülkenin, özellikle diğer dünya ülkeleri arasında ezilen Gürcistan devletinin egemenliği için olumlu sonuçlar verecektir. 

 


Yazarlar
Haberler