AKILLI OLMAK

AKILLI OLMAK
16:15 23.04.2021 | 2139 kere okundu | Yazarlar

    LÜTFULLAH KALELİ 

Dünya öyle bir yer ki, rahata ermek -var olmak- varlığını devam ettirmek, zulme uğramamak için, aklı kullanmak, aklı, bilim ve deneyimle beslemek gerek. Onurumuzu korumak için ise çok çalışmak- çalışma sistemlerini sürekli geliştirmek gerek. 

                Gerek kişisel gerek toplumsal-gerekse ulusal ve devlet olarak konumumuzu belirlemek hesabımızı bilmek mecburiyetini yaşam bize dayatmaktadır. Türk devlet aklı ve nesilden nesle geçen vasiyetler, ata sözlerimiz, bizlerin yolunu aydınlatan gereçlerdir. 

                Türk destanlarında , sıkça tekrarlanan ögelerden bir kaçı yurt((vatan) önemi (göç destanı) birlik be beraberliğin temini (dede korkut- iç oğuzun dış oğuza düşman olması). Cesaret ve fedakarlığın önemi (dede korkut- Bamsı Beyrek ve Uruz’un tepe gözü yenmesi) 

                Etrafımızdaki ateş çemberi kuşatmayı tamamlamak üzere. Bitişiğimizdeki devletlerden birkaçı bize saldırmak için fırsat aramaktadır. İran- Ermenistan- Yunanistan- ve güçlendiğinde Suriye. Arap dünyası ise tarihi acı tecrübelerle doludur. 

                Araplar güce taparlar, sadakatsizdirler, her daim ihanete meyyaldirler, kendilerine ve kendinden olmayana düşman bu millet, her    daim zarar etmiştir. HZ. Muhammedin nesline ihanet ederek vefasızlığın,ı ziyadesi ile ispatlayan bu Arap milleti;  Kerbela’da  vahşette zirveye ulaşmış, eline fırsat geçince soykırım yapmayı alışkanlık haline getirmiştir. 

                Devlet aklımız hesabını kitabını yaparken bu acı  gerçekleri gözden ırak tutmamalıdır. Aksi durumda Osmanlının son dönemindeki Pan İslamistlerin hayal kırıklığına  uğramak durumunda kalınacaktır. 

                Akdeniz ve adalar denizinde geliştirilmekte olan politikalarda kadim düşmanlarımızla işbirliğine teşne her daim  her fırsatta karşımıza dikilen Arap idarecilerinin olası düşmanlıklarına karşı her daim tetikte olmak icap eder. 

                Ekonomimiz daha dayanıklı hale getirilmelidir. Artık ağır harp sanayisini geliştirmek güçlendirmek durumundayız. Montaj sanayini derhal terk etmeliyiz. Sanayide- teknolojide- tarımda- ekonomide dışa bağımlılıktan derhal kurtulmalıyız. 

                Düşersek ardımızdan ağlayanımız bile kalmaz. Devlet aklımızın temsilcileri siyasi bağnazlıktan uzak durmalı, at gözlüğünü takmamalıdır. Her türden sabit fikirlerden uzak durmalıdır. Kuzey ve güneyin dışında da ara yönler vardır. Her türden aşırılığa son verilmelidir.  

                Aşırılıklar, zulmün anasıdır. Zalimlerin ömürleri ise pek kısadır. Bir zamanlar Müslümanım diyenler ötekileştirildi . Şimdilerde ise Türküm diyenler  ötekileştirilmesin . Öncekilere dendiği gibi,  sonra da sizlere  de denmesin. 

                Türk’e ve Türkçeye sahip çıkılmalı, din istismarcılarının Türkçe kelimelere saldırılarının önüne geçilmelidir. Yapay ümmetçilik dayatmasından uzak durulmalıdır. Şu unutulmamalıdır ki , her türden dayatmacılık aşırılık zararlıdır. Onun için İslam orta yolu tavsiye etmiştir. 

 

                Her daim üçüncü bir çıkış yolu vardır. Ulusumuza ikiden biri dayatılmamalıdır.  

                Görklü Çalap’ımızın  görkemli selamları, konumunu ve hesabını bilen birliğimiz ve beraberliğimiz için çırpınan, birlik ve berberliğimizi dinamitlemeye çalışan kahpelere karşı direnen yiğit bilgelerimizin üzerine olsun vesselam. 

                                                                                                                                               


Yazarlar
Haberler