KÖŞE YAZILARIMDAKİ ÖNGÖRÜLERİM!

KÖŞE YAZILARIMDAKİ ÖNGÖRÜLERİM!
00:08 20.04.2021 | 1727 kere okundu | Yazarlar

Hasan Barın

Bugün zamanım boldu, ASAS Medya’daki arşivde bulunan yayınlanmış köşe
yazılarıma şöyle bir göz atmak istedim.
Göz atarken, yalan değil hangi öngörülerimde haklı çıkmışım diye içimde
merak uyandı.
Birkaç konuda saptamalarım baya hoşuma gitti. Bunları, bu köşe yazısını
yazarak sizlerle paylaşmak istedim.
Zenci bir adamın, bir polis tarafından bacağıyla boynunu sıktırıp öldürmesi
sonucu ABD’de yaşanan, Dünya’da ve Türkiye’de olayı iç savaş olarak
yorumlarken; olaylar devam ederken olaylarla ilgili yazdığım;
02.06.2020 tarihli “ABD’de olanlar” başlıklı yazımdan
Bunlar yaşananlar da peki sonuç ne olur?
On, on beş gün sürer kapanır gider,  bence bazı dostların da beklediği hiç  bir
şey olmaz!
Neden mi?
Deyip, sebepleri anlatmışım.
On-on beş gün sonra olaylar bitti. Şimdi anan bile yok.

Türkiye ile Yunanistan arasındaki kriz, savaş riski devam ederken;
14.08.2020 Tarihli “Mavi Vatan 2” adlı yazımdan:
Yunanistan da kısa süreli bir savaşı göze alır, ama savaşın uzun süreceği
riskini göze alamaz. Hele hele kimsenin yanında yer almayacağı  Türkiye ile
birebir savaşacağı savaşı göze alamaz. Kaldı ki kısa süreli savaşta bile
kaybedeceği çok şey olduğundan; olay taşların silah ve rest olan satranç
oyununa döner. Bu yüzden, Türkiye hamle yapar, Yunanistan güreşmeye
gönlü olmayan  kaçak güreşçi gibi sağa sola kaçarak egosunu ve halkını
tatmin edecek ucuz kahramanlık kokan hamleler yapar.  Böyle sürer gider. 
Türkiye ilk ateş Yunanistan'dan gelmediği, son belirlediği kırmızı çizgileri
geçilmediği müddetçe sabırla son ana kadar bekler.
Haklı çıkıp çıkmadığım konusunda; durumun bu süreçte devam edip
etmediğini; şu anki durumun değerlendirmesini sizlere bırakıyorum.
Azerbaycan-Ermenistan Savaşı devam ederken;
08.10.2020 Tarihli, “Aciz Ülke Ermenistan” adlı köşe yazımdan Ermenistan’a
seslenerek:
 Neler mi yapacaksın?
1. Şu an hiçbir ülke Ermenistan işgalinde olduğu uluslararası antlaşmayla
kabul edilmiş topraklarını kurtarmak için savaştığından ve saldıran
tarafta Ermeniler olduğundan Azerbaycan’ı saldırganlıkla suçlayamıyor.
Bu, kendisi için haksız olan durumu düzeltmek, olayı Türkiye’yi de içine
sokacak şekilde Hiristiyan-Müslüman çatışmasına dönüştürüp, kendini

mağdur konumuna sokmaya çalışacaksın. (Hala bunu yapmaya
çalışıyorlar. Fransa, bir iki ay önce saldırgan olarak suçladığı Azerbaycan
ve taraf olduğu iddasıyla Türkiye’yi suçlayıp kararlar aldırdı.)
2. Yerleşim yerlerine saldırıp hem halkına moral verip, Azerbaycan Halkı’na
bıkkınlık verdirmeye çalışıp keşke saldırmasaydık dedittirmeye
çalışacaksın. (Terter’i defalarca füzelerde vurdu; Gence’ye füzelerle
saldırdı. İçlerinde, yaşlı, çocuk, kadınında olduğu bir çok sivil şehit
oldu.)
Azerbaycan’a kendinin yaptığı gibi sivil yerleşim yerlerine saldırmaya
zorlayıp, otuza yakın Azerbaycanlı sivil ölünce sesi çıkmayan dünyayı
vay bir Ermeni sivili elli olarak Ermeni sivilleri katlediyorlar diyerek
dünyayı hoplatacaksın. ( Bunun için çok uğraştılar ama oyuna gelmedik)
3. Petrol boru hatlarına, barajlara, ekonomik değeri olan yerlere saldırıp
ekonomik olarak Azerbaycan’ı yıpratmaya çalışacaksın. (Tovuz’daki boru
hatlarını vurmaya çalıştı; hem binlerce insanı boğarak öldürmek, hem de
ekonomikmen zarar vermek için Mingeçevir’deki barajı vurmaya çalıştı,
ama başaramadı)
4. PKK, PYD’den aldığı gerilla savaşı taktiklerini kullanacak. (Her tarafı
mayınladı, ormanlık alanı kullanan artıklar askerlerimize ateş açtı, şehitlerimiz
oldu. Ermeni tarafından, uzaktan, vur-kaç taciz ateşleri açıldı)

Ukrayna ile ilgili sorun daha ağızlara bile alınmadan;
26.12. 2020 Tarihli İt iti Isırmaz adlı yazımdan:
Daha yakın zamanda ne olur derseniz? ABD’nin, Rusya’nın dibindeki,
Rusya’yla sorunlu Gürcistan ve Ukranya politikalarına dikkat edin derim.
Ukrayna ile Rusya arasındaki şu anki durum da malumunuz!
06.01.2021 Tarihli “ABD Derin Devleti Trump ve Dünyayı kandırdı” tarihli
yazımdan:
Çoğu insanın ABD karıştı, ABD’nin sonu geldi diye tv’lerde saatlerce açıklama
yaptığı, köşe yazarlarının boy boy köşe yazdığı ABD’de Meclisin basılmasının
sonucunda çıkan, olaylarla ilgili, olaylar tazeyken yazdığım yazıdan:
iç savaş gibi lanse ediyor. Kesinlikle değil. Amerika ‘daki olayları, sistemden
rahatsız olan, Trump’ın fanatiklerinin aşırı davranışları olarak görüyorum.
Trump’ın derdi unutulmamak ve haksızlığa uğramış mazlum olan insan olarak
koltuğu bırakmak, kısaca iç savaş değil, bir hafta içinde de her şey durulur,
sonra da unutulur. Sebeplerini uzun
Unutulur demiştim.
Şimdi hatırlayan var mı?
13.01.2021 Tarih, “Barış Antlaşmasından Özellikle Rusya Ne istiyor” başlıklı
yazımdan:

Paşinyan’ın, daha henüz bir şey kaybetmedik diyerek mağlubiyetin acısını
zamana yayarak, kısa sürelide olsa koltuğun bekasını sağlamaya,  zarardan
kar etti algısına çok ihtiyacı var. 
Ermenistan görüşmeleri uzatıp, çıkmazlara sokup, anlaşmayı, anlaşamama
sürecine getirip, alınanlar elimden zorla alındı mağduriyetine sığınarak, 
lobilerin gücüyle siyasi mücadele verecektir. En büyük  güvencesi ise güya
barışı güvence altına alan, Azerbaycan’la büyük askeri çatışmayı güvence
alan Rus askerleri olacaktır.
İşin içine Rusya girdi, beş yılda büyük çatışma olmaz diye de eklemişim.
Ben Karabağ Savaşı başlar başlamaz bu savaş bir-iki yıllık savaş değil, yirmi
yıllık savaş demiştim.
Ben kısaca bunları düşünüyorum. Yaşayacağız, göreceğiz.
Paşinyan, koltukta kalmak için çok uğraştı, bende kabahat yok Rus
füzeleri çalışmadı diyecek kadar kendini mağdur göstermeye çalıştı.
Koltuğunun bekası da kısa sürecek gibi.
Rusya iki ülke sınırına asker yerleştirdi. Savaş, birçok sebepten dolayı
yirmi yıl devam edecek gibi.
Bunlar öngörebildiklerim. Peki, öngöremediklerim yok mu?
Hele; Allah’tan bu iki konu hakkında köşe yazısı yazmamışım dediğim,
aklıma geldiğinde seni çok bilmiş seni diye kendimle dalga geçtiğim,
çuvalladığım, çuvallamakla da gurur duyduğum iki konu var ki:
Birincisi, önümüzdeki on yıl süresince Azerbaycan ile Ermenistan
arasında savaş çıkmaz deyip sebeplerini strateji profesörü edasıyla dost
muhabbetlerinde konuştuklarım.
İkincisi ise Ayasofya Camii’nin tamamı ibadete açılamaz diye ağzımı
yaya yaya konuştuklarım.
Dediğim gibi iyi ki yanılmışım!
Ama; keşke bunların olmayacağını belirten güzel güzel stratejik, felsefi
bir-iki köşe yazısı döktürseydim.
Elimde, kendimle dalga geçecek güzel bir belge olur, okur okur kendimle
dalga geçerdim.
Sağlık, huzur, saygıyla kalın!


Yazarlar
Haberler