Şer Yuvası

Şer Yuvası
21:15 16.04.2021 | 1673 kere okundu | Yazarlar

Şebnem Karslı

 

 

16 Nisan 2021 - 20:47 - Güncelleme: 16 Nisan 2021 - 20:49

Maide anne... Kızı Nilufer 2 senedir kayıp, PKK'nın elinde.

Türkan anne... 7 yıldır kızı Ceylan için bekliyor

Songül anne... Yavuz isimli oğlu için orada, 6 yıldır bekliyor.

Güger anne, Hülya anne, Aydan anne... ve bu güne kadar 134 anne evlat nöbetinde. Toplandıkları yer HDP binası önü olması da tesadüf değil, çok iyi anlıyorlar çocuklarının kaybında kimlerin eli olduğunu.

PKK tarafından kaçırılarak beyinleri yıkanan, ellerine silah tutuşturularak devlete yönlendirilen gencecik çocuklar, bizim çocuklarımız!

Onları kurtarmak için, nihayetinde terör belasını sınırlarımızdan uzaklaştırabilmek için tüm şer yuvaları kapatılmalıydı. Ama maalesef Anayasa Mahkemesi tarafından engellendi. Oysa Yargıtay Başsavcılığı tarafından HDP’nin kapatılması için Anayasa Mahkemesi’ne yollanan 609 sayfalık iddianame, isim isim, yer yer, tarih tarih HDP’nin işinin siyaset yapmaktan çok, terör örgütü PKK’nın yardımcı kuruluşu olduğunu gösteriyordu.

Zaten HDP’nin en üst düzey yöneticileri bile PKK bağlantılarını hiçbir zaman inkar etmediler. Edirne Cezaevi'nde tutuklu bulunan HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, bir mitingde söylediği "Başkan Apo'nun heykelini dikeceğiz, heykelini" ifadeleri unutulmamıştır.

2015-16'da terör örgütünün merkezi Kandil'e ziyaretler gerçekleştiren HDP Eş Genel Başkanı Buldan, Twitter hesabından örgütün sözde elebaşılarından Cemil Bayık ile yan yana olan bir karesini paylaşmış. Sosyal medyaya 'Bir Kandil fotosu da benden olsun' cümlesiyle fotoğrafı yüklemişti.

Figen Yüksekdağ, 20 Temmuz 2015 tarihinde, terör örgütü PYD'nin Suriye'nin Kobani kentinde kanton ilan edişinin 3'üncü yıldönümü nedeniyle Şanlıurfa'nın Suruç İlçesi'nde düzenlenen kutlamalara katılmış ve burada PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın posteri önünde konuşma yaparken, "Biz sırtımızı YPG-YPJ'ye dayıyoruz" demişti.

Yakın tarihimizde nelere şahit olmadık ki?! Bir grup HDP milletvekilleri TBMM’de bölücübaşı ve PKK lehine slogan atarak, sözde gerilla marşını okumadılar mı? Terör suçlularını korumak, polisle aralarına kalkan olmak, hatta bazen şüphelinin kaçmasına yardım etmek gibi eylemlerini unutmadık.

Belediyecilik tecrübelerinde de terör örgütü ile bağlantılarını hiç kaybetmediler. Belediye başkan adayları PKK/KCK terör örgütü tarafından belirlendi. Her seçim öncesi parti üyelerinin bölge halkı üzerinde HDP’ye oy vermeleri yönünde baskı oluşturdular. Seçildikten sonra iş ve işlemleri terör örgütü mensuplarınca yönetildi ve denetlendi. Hendeklerin kazıldığı, barikatların kurulduğu bölgede silahlı faaliyet yürüten örgüt mensuplarına aktif destek verdiler.

HDP hiçbir zaman sadece siyasi parti olmadı, daha doğru ifade etmem gerekirse, HDP bir tek siyasi parti olamadı. Her daim terör örgütü PKK ve elebaşı tarafından yönetilen, örgüt amaçları doğrultusunda faaliyet gösteren bir oluşum olarak var oldu. Bu şer yuvası veya ondan türeme ihtimali olan herhangi bir diğer kuruluşun var olması geleceğimiz, bekamız için tehlike olmaya devam edecektir.


Yazarlar
Haberler