SİHA YEDEK PARÇALARINA KONULAN AMBARGO

SİHA YEDEK PARÇALARINA KONULAN AMBARGO
23:45 15.04.2021 | 2720 kere okundu | Yazarlar

Hasan Barın

Öncelikle şunu belirteyim. Hangi devlet tarafından üretilirse üretilen her silah yüzde yüz yerli değildir.

ABD bile, kendine uygun hava sistemini kendi üretemedi de İsrail’den aldı. (Demir Kubbe Hava Savunma Sistemi)

 

Tekrar hatırlatma gereği duyuyorum, bunlar hem İsrail’in ordusunda kullanılan en eski teknolojiydi, hem de silahsızdı. 

Düşmanı görüyor üsse haber veriyor, uçak kalkıyor, düşman aynı yerinde duruyorsa uçak düşmanı vuruyordu. 

Bu sıkıntıları gören Türkiye, kendi Selçuk Bayraktar önderliğinde SİHA’larını yapmaya karar verdi.

Yaptı da!

SİHA’lar ilk yapıldığı zamanlarda kimse etkinliğini önemsemedi. Bizler etkinliğini görmemiştik. Dünya ise, Türklerin yapacağından ne olur havasındaydı.

SİHA’ların Türkiye serüvenini dün gibi hatırlıyorum. İsrail’den silahsız olanları alındı daha doğrusu alınmak için parası verildi. Kimisi verildi, kimisi verilmedi, verilenlerin bazıları ilk uçuşta düşecek kadar arızalı çıktı. Arızalı olanlar ancak İsrail’de tamir ediliyordu bu yüzden yere inmeyi beceripte arızalı olanlar İsrail’e gönderildi. Geri gelenler geç geldi, bazıları ise ne onarılmaz arızası vardıysa hiç geri gelmedi

Önce Suriye sonra da Libya’daki başarıları düşman ülkeler soğuk duş etkisi oluştursa da gücünün ne olduğunu Azerbaycan-Ermenistan Savaşı’nda gösterdi.

 

SİHA’ların yüzde doksan üçü yerli üretim.

Arkasından yüzde yedilik parçalarını aldığımız ülkeler bu parçaları vermeme kararı alıp, ekonomik literatüre göre de ambargo uygulamaya başladılar.

Kendi mantıklarına göre haklılarda;

Koskoca generallerin yıllarca uğraşıp yapmış olduğu savaş stratejileri; üretilen, üretilip satılacak olan; tank, top imalatı; ağır, hafif silah teknolojisi birden çöktü. 

Hal böyleyken; ben bu ambargoyu üç sebebe bağlıyorum:                                                Birincisi; bu çöküşün verdiği psikolojinin verdiği sanrının bilinçsizce refleksi.

İkincisi; Ermeni Lobisi bak sizden yana olduk, sizi rezil ede ede yenmelerinde benim bir kabahatim yok diyebilmek.

Üçüncüsü ise: Bak koca dünya bu Türkler güçlendi kendi başlarına da silah yapıyorlar ya, parçaları satıyordum, artık vermiyorum; vallahide billahide benim kabahatim yok algısı oluşturmak.   

Çünkü durdurmaya yönelik değildi.

Nitekim hedeflenen sayıdaki SİHA’lar zamanında TSK’ya teslim edildi.

Bu kamera sistemleri ASELSAN tarafından üretilmeye başlandı.

Bu ambargoyu uygulayan ülke ise kamera sistemlerini aldığımız Kanada!

Komik olan ise;

Türkiye’den SİHA satın almak isteyen ülkede Kanada!

Yüzde 3’ü, 5’ini sana vermem diyor ama yüzde yüzünü istiyor.

”Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” atasözünü doğrular nitelikte bir davranış.

Bu konuyu daha fazla irdelemeyeceğim, iki devlet arasında yapılacak ticari faaliyet.

 

Ben beş sene içerisinde yani 2027’ye kadar, Türkiye’nin silah sanayi konusunda yüzde yüz milli imkanlarla en ileri teknolojilere sahip olacağına inanıyorum.

Nerden mi biliyorum; bildiklerimi basına yansıdığı kadar anlatayım.

Dünya’nın başına dert olan S 400’ler, 400 km’den hava unsuruna kilitleniyor dimi; daha geçenlerde hareket eden hava unsuruna 150 km’den yapılan atış testini başarıyla geçti.

Ermenistan’ı, Rusya’yı, Dünya’ya rezil eden SİHA’ların daha gelişmişi yapıldı ve testleri başarıyla geçti. 

Geçenlerde Selçuk Bayraktar’ın açıklaması; “İnsansız uçak üzerinde çalışıyoruz.” 

Testleri gerçekleştirilen orta menzilli füzelerden bahsetmeyeceğim.

Ben 2027 tarihini, hani bak dediğin olmadı diye denmesin diye kendimi garantiye almak için söyledim. Çok daha öncesinden bir çok gelişmenin resmi açıklamalarını duyacağız.

 

Ben Selçuk Bayraktar ve mühendislerimize çok güveniyorum.

 

Bu teknolojiler, savaş çıkartmak için caydırıcı güçtür, o yüzden özellikle de Dünya barışı için gereklidir.

 

Hangi görüşten olursak olalım, bu yerli silah sistemleri ile ilgili yapılan çalışmaları desteklememiz lazım.

 

Selçuk Bayraktar ve mühendislerimize yaşattıkları gurur için defalarca şükranlarımı sunar, büyük küçük demeden ilim kokan ellerinden öper, başarılarının devamını dilerim!

 

Sağlık, saygı ve huzurla kalın!

 


Yazarlar
Haberler