EVLATLARIMIZ ŞEHİT OLURKEN

EVLATLARIMIZ ŞEHİT OLURKEN
09:15 05.03.2021 | 3204 kere okundu | Yazarlar

Serdar Şahin

 

 

Evlatlarımız şehit olurken biz ne yapıyoruz, şüheda namzetleri neler yapıyorlar, sonrasındaki tavrımızı kısaca ortaya koyalım ve yazımızı tespitlerimizle destekleyip anlaşılır kılalım. 

 

Evvela, şahsımın bir prensibinden bahsederek konuya yaklaşayım. Yüz yüze olmayan, en azından ulaşıp telefondan bile bulunmadığım dileklerimi sosyal medyada paylaşmamaya çalışıyorum. Çünkü kolaycılık ve sosyal medya tavşanlığı olarak görüyorum. Bu sebeple ben kısa sürede ya yüz yüze geliyor, ya da telefonla arıyorum. Yani eylemciyim, sosyal medyada paylaşıp kolaycılığa kaçmıyorum.

 

Peki, asıl konumuza gelirsek evlatlarımız şehit olurken, insanımız neler yapıyor?

 

Şimdi ben eleştirince herkes eminim kendini savunacak...

 

Ne yapıyoruz biliyor musunuz? Değerlerimize saldırıyoruz. Bir bütün olan Türkiye Cumhuriyetinin parçası olarak bizim ait olduğumuz fikir, inanç, sınıf ve diğer aidiyetlerimizin haricindeki diğerlerine saldırıyoruz. Hatta genellikle sosyal medya tavşanı gibi acımasızca saldırıyoruz. Sosyal medyada yüz yüze gelmenin verdiği nezaket mecburiyeti olmadığı için bunu hoyratça yapıyoruz.

 

Özellikle twitter kısa ve öz anlattığı ve twitter liderlerinin yönettiği dünyamızda kısa ve yoğunlaştırılmış mesajlarda kibarlık aramak abesle iştigal gibi geliyor. Kısa cümleler ile çok şey anlatmak isteyen zevat inceliğe yer veremeyecek kadar az yazması gerekiyor.

Kısaca dostlarım, ister uzun yazılsın, ister kısa mesaj verilsin saygının, sevginin olmadığı tonlarda sosyal medya tavşanlığı yaparak birbirimizle çekişiyoruz. Hatta sosyal me4dya tavşanı olmayı o kadar içselleştirdik ki bunu gerçek hayatımıza da taşıyıp sert üslubumuzla meydan okumalara devam ediyoruz.

 

Peki, bu arada bizim huzurumuz, konforumuz ve bağımsızlığımız için şüheda namzetleri ne yapıyor? Görev tanımlarına uygun faaliyetler yürütürken, bizlerin girdiği sosyal medyadan da aramızdaki kavgamızı izliyorlar. Bu arada faaliyet yaparken dikkat etmekte zorundalar. Çünkü geçmiş şühedaların arasına katılmaya namzet adaylar bizim gibi ofislerinde, araç ve makinalarının başında ve aklınıza gelebilecek bilumum iş dalında ölüm korkusu olmayan bir çalışma anlayışı yok. Herhangi bir ölümcül bir aracın veya varlığın önünde bizim rahatımız için siper durumdalar.

 

Biz kavga ediyoruz, şüheda namzetleri dirayetle duruyorlar. Siz onların yerinde olsanız hiç aklınızdan geçirmez misiniz? Ben siper olurken bu insanların kavgası neden bitmez diye? Hiç dengeniz bozulmaz mı? Tüm dikkatinizi görevinize verir misiniz?

 

Bir hata ve düşman faaliyetinde şüheda namzetleri aramızdan ayrılırken onlar inancımız gereği bu dünyada bıraktıkları yakınlarının yaşam boyu sürecek acısı ile Cennete gidiyor, biz ise sosyal medya tavşanı olarak sosyal medya tavşanlığımızı elden bırakmayıp, üzülmeyi bile acizlik hissettirerek en üst devlet makamı gibi çoğu zaman klişe taziye mesajı yayınlıyoruz ve kavgamıza kaldığımız yerden devam ediyoruz. Hatta taziye mesajı yayınladıktan sonra çokta hatırlamıyoruz.

 

Bizim yayınladığımız taziye mesajı ile şühedalara görevimizi yapmış oluyor ve ödeşiyoruz. İçimiz rahat, vicdanımız pirüpak, hayallerimize ve kavgamıza geri dönüyoruz. Aile yediler, kırklar gibi bir ömür sürecek yasını tutarken, bizim yasımız klavyeden yazıp gönder, paylaş vs yayınlama tuşuna bastığımızda bitiyor.

 

Ben sizin taziye mesajlarınızın samimiyetini sınamak için bu yazıyı yazmadım. Ben bizi birbirine düşürmek isteyenlerin, biz kavga ederken kahramanları aramızdan almalarının sinsiliğini anlayın diye yazdım. Değerlerimize saldıran nifak tohumları ekenlerden daha istekli münafık olmayın diye yazdım. Klavyede yazarak şehitlerimize görevinizi yerine getiremediğinizi hatırlatmak için yazdım. İki dakika yazarak, kopyala yapıştır yaparak taziye paylaşmanızın şehidin yaşadığı mücadelede geçen sürenin milyonda biri bile etmediğini değersiz olduğunu anlamanız için yazdım. Kavganızı bırakmazsanız şehitlerimizin tırnakları bile etmezsiniz anlayın diye yazdım. Bir taziye mesajı yayınlayarak öyle kolay kurtulamayacağınızı idrak edin diye yazdım.

 

Bunu sadece size yazmadım, kendime de yazdım. Unutmayayım diye, hatırlayayım diye, kibirlenip aynı hataları yapmayayım diye yazdım. 

 

Bu yazıyı yazarak bile şehitlere olan üzüntümü hafiflemeyecek ama gelin taziye mesajı yazıp sonrada kavgamıza devam etmeyelim. O evlatlarımızın dikkatlerini dağıtıp, mücadele ettikleri düşmanın takip ettiği kavgamız ile düşmana başarabilme ümidini vermeyerek bir olalım. Önümüze çıkan siyasi figürlere, televizyon tavşanlarına aldırmadan bir olalım. 

 

Gelin demokrasiyi biz ayakta tutalım ve biz dirayetimiz ile birliğimiz ile ülkemizi yönetelim. Hatta siyasileri yönetelim, evet yönetebilecek gücümüz hatta tecrübemiz var. Bu güç biz Türklerin binlerce yıllık töresinde mevcut. Töremizde kut bu günkü anlamıyla en üst makamda olduğu gibi, mecliste ve vatandaşta da yer etmiş durumda. En tepedeki yönetici kadar basit bir vatandaşın da kuta ortak olma hakkı var. Bu anlamda kuttan kasıt, Türk Devletinin daimîliği ve beka davasına hizmettir.

 

Evlatlarımız şehit olurken klavye üzerinden sosyal medya tavşanlığı yapmayalım. Eleştirelim evet eleştirelim ama kavga etmeyerek, bir durarak düşmana evlatlarımızı şehit ederek kendisine göre büyük zafer, düşmanı kullananına göre diplomatik oyunlarına alet edilmiş zavallıların ölümü keyfini yaşatmayalım. Evlatlarımızı korumak için değmez mi?

 

Bakın yazıyı okuduktan sonra elini klavyeye atıp aynı aymazlığa düşen olursa bana göre düşman değilse bile düşmanlarımızın kuklası etki ajanıdır. Haberiniz olsun...

 

Serdar Şahin

05 Mart 2021

 

Not: Sosyal Medya Tavşanlığı: Sosyal medyada kendisinin çapından daha büyük bir algıyla dilek, öneri ve eleştiride bulunmak. 

 

Sosyal Medya Tavşanı; Sosyal medya tavşanlığı eylemini yapan kişi. 

 

05.03.2021, Serdar Şahin


Yazarlar
Haberler