TÜRKİYE SİHA’LARI

TÜRKİYE SİHA’LARI
13:45 27.10.2020 | 9764 kere okundu | Yazarlar

Hasan Barın

Maalesef dünya silah ticaretinde paramız var, bu silahı istiyoruz hadi bize satın diye bir şey yok. Tarimizde, parasını verdiğimiz halde bile bize teslim edilmeyen silahların, silah araçlarının örnekleri vardır. Buna uzak geçmiş tarihte Birinci Dünya Savaşı’nda parasını verdiğimiz halde, İngiltere’den bize teslim edilmeyen iki savaş gemisi ile; yakın yakın geçmiş tarihte ödemesi yapıldığı halde teslim edilmeyen F-35’ler iyi birer örnektir.

Türkiye, yaklaşık yirmi yıl önce PKK ile mücadele etmek amaçlı İHA almaya karar verir. İsrail ile el sıkışılır. El sıkışılır sıkışılmasınada 10 tanesinin alınması ile ilgili resmi anlaşma yapılması 5-6 sene alır. Anlaşma gereği teslim edilmesi gereken İHA’lar zamanında teslim edilmez. Teslim edilenlerden birkaç tanesi ilk test sürüşünde düşer, bir kısmı arızalı çıkar. Arızalı çıkanlar, araçların teknolojisi bize verilmediğinden mecburen İsrail’e gitmesi gerekir, gider ama gurbet kuşu gibi söz verilen sürede dönmez. Bu arada parasını verdiğimiz araçların, zamanında teslim edilmesi ve zamanında gönderilmesi için bir sürü diplomatik görüşmeler ile yazışmalar yapılır. Bu sıkıntılar uzun yıllar sonra giderilir.  Aldığımız İHA’lar, silah taşıyanını satmadıklarından, silah taşımamakta, sadece görülen düşman unsurunun koordinatlarını bildirmeye yaramaktadır. İHA’larca bildirilen düşman unsuru orada hala duruyorsa oraya intikal eden uçaklar tarafından imha edilmekteydi. (Aradaki, düşman yer bildirmeyle ilgili mecburi yol yöntem ayrı bir köşe yazısı konusudur).  Arada geçen zaman dilimi düşman unsurlarının, kaçması, güvenli bir yere saklanmaları için mükemmel bir fırsattı ki, İHA’lar tarafından görüldüklerinin farkına varmayan teröristler, İHA’nın bilgilendirmesi ile kendilerine doğru gelen uçağın kalkışından ve kendine doğru gelişinden haberdar oluyorlar, görüldüklerini anlıyorlardı.

Bir Türk Mühendisi, ekibiyle beraber çıktı, cansiperane çalışamalarla, elektronik harp metodlarına bile dayanıklı İHA’ların, silahlısını üretmeye başladı. Bu kişinin adı; Selçuk BAYRAKTAR

Günümüzde Selçuk BAYRAKTAR’ın öncülüğünde, çoğunluğu yerli olanaklarla yapılmış dış ülkelerdekinden yapılandan çok daha ucuz, yerli güdümlü füzelerimizle donatılmış olanının,  daha etkilisini üretti. Bunları, başlangıçta dünya umursamadı. Kendilerince bunda  haklıydılardı da.                Öyle ya, sonuçta Türkler yapıyordu ve Türkler bu işler ne anlardı.

                                                                                                                                                                                Ama kazın ayağı hiç te öyle değildi! SİHA ‘larımız önce Suriye’de, sonra Libya’da çok ama çok başarılı oldu. En sonunda kardeş ülkemiz Azerbaycan’a da satılmasıyla son olarak Karabağ’ın azadında kullanılması, ve başarılı olmasıyla, hem içerde hem de dışarda da başarılı olmasıyla, kabaran gönlümüz iyice coştu,  hem Ermenistan Ordusu hem de Dünya Silah Ticareti alt üst oldu.

O kadar ki Cumhurbaşkanı Aliyev’e, spikerin, “ Sizde kaç tane Türkiye SİHA’sı var” sorusuna, “ Yeteri kadar”, cevabıyla Sayın Cumhurbaşkanı gibi gülümsedik; Ermenistan Genelkurmay Başkanı’nın “Azerbaycan Ordusu ileri teknoloji kullanıyor, SİHA’lar, çok hızlı, küçük ve seri olduğundan vuramıyoruz”, deyişine ise kahkaha attık.

Dünya silah piyasasında neler mi oldu?

 Haberi olmadan güdümlü füzelerle havadan avlanan Tankların, ağır topların, S-300’lerin işlevselliği tartışılır oldu. Dünyada, özellikle, tankın işlevi ve tank türü zırhlı araçların etkinliği tartışılır oldu. Tabiki bunu üreten şirketlerde, bunlardan para kazanan para babaları da etkilendi.

İHA ve SİHA satın alacak ülkeler önceden bu piyasada olan ülkelerden değilde, Türkiye’den SİHA’ları almak için sıraya girdiler. Diğer ülkelerde satışlar durdu. Emperyalist ülkelerin silah gelirleri etkilendi.

Şu an Dünya Silah Pazarı’nın, 16 Trilyon Dolarlık bir zararından bahsediliyor. Bu zararda en fazla aslan payının, Kafkasya’yı askeri gücü ile etki altına alıp; silah satan Rusya’ya ait olduğu, bizzat Rusya basını tarafından kabul ediliyor.

Bazı parçalarını aldığımız Kanada, SİHA’ların bu etlisini görünce, diğer ülkelerin baskısıyla bu parçaları Türkiye’ye satmama kararı aldı. Unutmasınlar, SİHA’ların bu düzeyde etkili olma sebebinin temeli yazımın başında anlattığım gibi bize çok ilkel olan İHA türü Neronlar konusundaki her aşamada çıkarılan sıkıntılardır. (İnsanın, şu anki durumu görünce iyi ki çıkarmışlar diyesi geliyor.) Bizim pırıl pırıl mühendislerimiz, teknikerlerimiz, bu sorunu da kısa sürede çözer.

Türkiye’yi düşman bilen, rahatsız olan, çekemeyenlere bir kötü haberim daha var: Daha yüksek iltifada, daha uzun süre, daha yüksek kapasitede silahla uçabilen SİHA modeli, en zorlu elektronik harbe karşı dayanıklılık testinide başarıyla geçti, yakında seri üretime geçilecek.

Bugün abilerimden biri, SİHA projelerinde görev alan mühendis kardeşlerimizi davet edip, resim çekilip ortak Whatsap grubumuza göndermiş. Baktım baktım çok duygulandım, gözlerim doldu!

Gerek PKK’ya karşı mücadelede, gerekse Suriye, Libya operasyonlarında, özelliklede Karabağ’ın şu ana kadar ki kurtarılan topraklarında kurtarılmasında çok etkili olarak, daha fazla askerimizin şehit ve gazi olmasına engel olan; hizmetleri, başarılarıyla  bize bu gururu yaşatan Selçuk BAYRAKTAR ve değerli ekibine çok teşekkür ederim. Emeği geçen herkese, ailesi ve sevdikleriyle beraber, hem bu dünyada hem de diğer dünyada bahtiyarlıklarını Allah’tan niyaz ederim.

Zafer, sağlık, huzurla kalın!

 

,


Yazarlar
Haberler