Bir başkadır benim memleketim!

Bir başkadır benim memleketim!
11:57 01.08.2020 | 4213 kere okundu | Yazarlar

Hasan Barın


      
     Geçen bayram sokağa çıkma yasağı nedeniyle herkez sabit kalmış,  bayram, bayram tadında geçmemişti. Biraz da o bayramda yasağa katlanmak zorunda olmanın acısını çıkarmanın hıncıyla olsa gerek, daha önceki bayramlarda olduğu gibi birçok memleket hasreti çeken insan gibi memleketimin yollarına düştüm. 
      İzmir'den Kütahya'ya yola çıktığım da beni, yer topraklarından bereket fışkıran Turgutlu, üzüm tarlalarındaki üzümler sarı sevimli yüzleriyle karşıladı. Turgutlu'dan uzaklaşırken, sıcak evimizde barınmamızı sağlayan tuğla fabrikalarının önünde dizilmiş tuğlalar, üzerlerinde hala kurumamış emekçi insanların el izleriyle arkamdan güle güle dedi. 
Hemen arkasından; Salihli;
Parayı ilk icad eden Lidyalıların kenti. Yol kenarlarında, Dünya Miras Listesi'ne aday, Lidya'dan miras, ölen kişinin önemine göre büyüyen, Türkçemize toprağı bol olsun iyi niyet belirten sözünün yerleşmesini sağlayan Bintepeler bütün ihtişamıyla beni karşıladı. 
Şehir merkezinin sağında bulunan Kurşunlu kaplıcaları, billur, sıcak su sesiyle; "Yorulmuşsundur Bilmem kaç derde deva sıcak suyumla dinlendireyim!" diye çağırdı.
Kula, sodalı suyuyla susuzluğumu giderdi.
Kula'yı geçip Uşak il sınırına yaklaşınca yolun sol tarafında Kapadokya'daki benzer peri bacaları, aralarından geçen rüzgarıyla serinleterek selamladı. 
Araba kullanmaktan yorulmuş olan gözlerimi Uşak --Gediz arasında iyice yoğunlaşan ormanlık alanlar yeşiliyle dinlendirdi. 
Gediz İlçesi'nin sağı solu termal tesislerle doludur. Vaktin varsa bekleriz diye içten, sesli bir şekilde beni çağırdı
Gediz-Dumlupınar arası gökyüzünü bile kaplayan yeşillik, dünya dışı ayrı bir mistik havada  gökyüzünde kanatsız uçurdu.

Siz bunları yaşarken M.S II. yy. dan kalma dünyanın ilk borsası olan Cavdarhisar'daki Aizanoi Antik kenti biraz uzaktan ben de buradayım diye seslendi. 

Bu bölgelerde yerin altında depo halinde bulunan, altın, geleceğin enerji kaynakları olan bor, toryum hali hazır bekliyorum, çıkarında Kulağıma eğilip, Türkiye'nin zenginliğine zenginlik katayım gizli bir sır gibi fısıldadı.

Dumlupınar'da bir ülkenin varoluşu için bu dünyada yok olmuş şehitlerimiz, gerektiğinde hazırız, bu güzelliklerin hala bekçisiyiz der gibi, mağrur ve gururlu bir şekilde beni karşiladı. Ben de onların selamına arabamdan inip, asker duruşuna geçip Fatiha ve dua ile karşılık verdim..

En sonunda yolculuğumun bittigini belgeleyen çocukluğumun geçtiği Gediz-Akçaalan'daki ev!                        Yıllar önce içinde beraber yaşadığım, ama rahmete gidenleri  unutturmak istercesine, gene geç kaldın sitem ettikten sonra,   çocukluğuna hoşgeldin deyip, kollarını açıp, uzunca sıcacık sarılıp, çocukluğumdaki bütün çocuksu hisleri, güzel anılarımı kalbime akıttı.

       Buraya yazdıklarım 350 km'lik yolun görülebilen güzergahı. Türkiye'nin genelindeki güzelliklerini   yazmaya kalksam ciltler yetmez. Ki zaten yetmiyor!

Herkezin vatanı güzeldir!
Aman benim Vatanım ayrı bir güzel!
Vatanımdaki memleketimde ayrı bir güzel!

Bu kadar güzelliğin verdiği sarhoşlukla gaflete kapılıp, tabiki böyle güzel bir vatan işgal edilmek istenir diyerek, işgal etmeye kalkan düşmanlara hak veresi geliyor. 

Yarabbi ne güzel bir vatan vermişsin! Özellikle şehitlerimiz olmak üzere, vesile olan bütün Ceddimden Allah bir değil bin defa razı olsun, mekanları cennet olsun!

      Mübarek Kurban bayramınızı bu vesileyle tekrar kutlar, memleketlerine dönecek olanların trafik kurallarına riayet ederek, yavaş, dikkatli araç kullanmalarını rica ederek;
       Her gününüzün bayram tadında geçmesini niyaz eder;
       Sağlıklı, huzurla kalmanızı temenni ederim!

 

 

 

 

       
       
       

 

 

 

 


      


       
     
       

 

 


Yazarlar
Haberler