KAMU DİPLOMASİSİNİN BİLİNMEYEN ÇİRKİN YÜZÜ - Volkan Aydemir

KAMU DİPLOMASİSİNİN BİLİNMEYEN ÇİRKİN YÜZÜ - Volkan Aydemir
10:09 05.04.2020 | 458 kere okundu | Yazarlar

Terimler ve kavramları açıklayıcı tanımlar çok önemlidir! Kullanılan bir kavramın veya terimin, kullanıcı tarafından manasının iyi bilinmesi ve pratikte incelenmesi gerekir. İletişim ve bilgilendirmenin dünyaca açık olduğu günümüzde anlamını bilmediğimiz ama kendimizce hayra yorduğumuz bu tür kelimeler dilimize pelesenk olabiliyor. Yıllar önce bir gazeteci program yapımcısı arkadaşımın başlattığı bir organizasyonda kürsüye çıkıp sık sık, “ Kamu diplomasisi yapacağız!” Diye konuşma yapması bilmeyen insanlara çekici gelmiş olsa da, benim aklıma hep aynı soru işaretini getirmişti.

“Kamu diplomasisi yapacağız!” İnsana bir büyüklük katıyor. Hem diplomat hemde Kamusal bişey oluyorsun hissiyatı doğurduğu için bizim vizyoner kravat-ceket diplomasız kapital tayfasını kendisine çekmiştir hep.

Hatta toplantının sonunda, hepi topu iki milletvekili çıkaran ilimizin o zamana göre, eski dönem milletvekili aday adayı arkadaş siyasi danışmanını ve sekreteryasını yanına alarak; “ duydunuz mu Kamu diplomasisi yapacağız. Bu iş bu kadar ciddi.” Sohbeti yapınca kahkahayı basmıştım.

Tabi, her şeye kolayından erişmeye alışmış halkım Kamuya da, diplomasiye de kolayından erişip kendisinin “kamu diplomatı” olacağını sanarak etiket sahibi olacağını düşünüyordu sanırım.

Kamu diplomasisini bilmeyenler için açıklayayım efendim:

Tarihte ismi konulamayan örneğine bir çok defa rastlasakta; bilinen ilk zaman: 19. Yüzyılın başlarında Fransa’nın büyük katliamlar ve insanlık suçu işleyerek Cezayir’i işgal ettiği süreçte deneyerek başarılı olamayıp, sonrasında yine 19. Yüzyılın ikinci yarısında Fas’ta geliştirerek uygulamasıdır.

Kavram olarak ilk defa: 1965'de Tufts Üniversitesi'nde Fletcher School of Law and Diplomacy'nin Dekanı Edmund Gullion tarafından kullanılmıştır.

Gullion’a göre kamu diplomasisi, « halkların tutumunun, dış politikanın oluşumu ve yürütülmesine yaptığı etki ile ilişkilidir. Kamu diplomasisi, uluslararası ilişkilerin geleneksel diplomasi dışındaki alanlarını kapsamaktadır: hükümetler tarafından yabancı ülkelerde kamuoyu sağlanması, özel kuruluşlarının diğer ülkeninkilerle etkileşimde bulunması, dış ilişkilerin aktarımı ve bunun politika üzerindeki etkisi, diplomatlar ve yabancı meslektaşları arasında iletişim sağlanması ve kültürler arası iletişim süreci gibi. »

Kamu diplomasisi “bir hükümetin açıkça yabancı kamuoyu oluşturma, ulusal hedeflere, çıkarlara ve amaçlara ulaşmak için yapılandırılmış doğru bilgiyi yayma girişimidir.”

Yani, kamu diplomasisinde bilginin kaynağı bellidir ve doğruluğu kesindir.

Bu özelliği ile de psikolojik savaş uygulamaları içeren propagandadan ayrılır, çünkü propaganda da bilginin kaynağı her zaman belli olmayabilir, doğruluğu kanıtlanamayan rivayetler ve dedikodular üretilebilir. CIA ve Mossad’in en büyük yeteneklerinden birisi propagandadır; başkaları için şüphe ve endişe yaratacak rivayetler üretilirken, kendi haklarında da inanılması güç efsaneler, bizzat kendileri tarafından üretilerek, kulaktan kulağa yayılması sağlanmaktadır.

Kısaca günümüzde kullanılan şekli ile: “Bir devletin, hedef devlet vatandaşları arasında Algı yönetimi yapması. Mali ve nakdi desteklerle sempati ve taraftar kazanarak, algı ile kendi ulusal çıkarları için insanları yönlendirip yumuşak bir şekilde devlet yönetimi üzerinde söz sahibi olmaya çalışmasıdır.”

Anlayacağınız uygulamada, söylendiği gibi çok masum ve dürüst bir kavram değildir.

Nereden biliyorsun derseniz!.

Bir dönem hiç bitiremediğim akademik yüksek lisans konumdu.

 

KALIN SAĞLICAKLA!


Yazarlar
Haberler