İçimizdeki ses - Mehseti Şerif

İçimizdeki ses - Mehseti Şerif
17:42 23.03.2020 | 272 kere okundu | Yazarlar

Korona... Korona... Korona....

COVİD-19. Koronovirüs.

Ben bu virüsün gerçekten yarasadan yayılmış bir virüs veya  biolojik silah olmaması ile bağlı deyimlerin arasındayım ve tam karara varmış değilim. Gerçi, ikinci versiyon daha baskındı içimde.  Çünkü her iki versiyonda kafamda cevaplanması zor olan sorular var. O yüzden  ben virüsün duygumuza etkisinden  yazcağım.  Karantin, sınırların kapanması, evde kalmak en doğru ve şimdilik tek çare. Bunu anlıyoruz. Ama... içimizdə bir burukluk yok mu? Sınırlar kapandıgı an sanki bir boşluğa düştük. Ben, mesela, sınırların kapanmasımdan çok korkarım. En son Karabağ’da bu korkuyu yaşadım. Bu biolojik savaşsa eğer o zaman ben sınırın o tarafındaki vatanımı ne zaman görürüm? Yakınlarım, yaşlı annem... İşte budur virüsün piskolojimize vurdugu yara. Çok zor bu virüsten ölmeğin duygusunu yaşamak. Vatan topragına gömülmemek. Türkiye vatanın degil mi sorusunu duyar gibiyim. Ama bu konuda samimiyetsiz olamam. Her kes  doğduğu toprakta gömülmek ister. COVİD 19  dünyayı değil, mahalleleri, komşuları bir birinden ayıran "silah". Bu silah böyle devam ederse duygularımız yok olacak.  En önemlisi de özlem duygusunu. Ailedekilerin bir birinden mesafeli dolaştıgı yeni  bir dünyaya adım attık.  Dün yakın arkadaşım annesinin görüntüsünü paylaşmış. Annesinin evinin bahçesinde oturuyor. Arkadaşım evin balkonundan bakıyor.  Anne kızım "yanıma gel" diyor. Kızı "anne gelemem, risk grubundasın" diyor. Annemizden bile uzak düşecek bizim duygumuzu bastırıyor. Yaşlılara sokaga çıkma uyarısı geldi, sonra yasak devreye girdi. Şimdi itiraf edelim ki, hepimiz dışarıda yaşlılara kızgınlıkla bakıyoruz.  Virus taşıyıcısı muamelesi görüyorlar. Biz de haksız değiliz, onlar da haksız değiller. Ömürlerinin kaç kışı, kaç baharı kalmış ki? Doya doya baharı içlerine çekemediler. Bu virüs ne yaptı yaşlılara, gençler arasında düvar ördü. Yaşlıların kavgasına su dökecek kadar bizi saygıdan çıkardı.

Dünya düzenini deyişmedi mi? Türk saygı sevgisine, yaşlılara saygıya etken olmadı mı? Oldu! O zaman neden bu virüse soğuk savaş demiyoruz? Emin olun,  virüs bize korkaklığı aşılıyor. Kaygı, endişe ve panik hali, çaresizlik hissi. Ölüm korkusu, şübhe tohumu,  öfke, agresiflik. Ne kadar kendimizden itmeğe çalıştığımız duygu varsa, birebir yaşıyoruz. Karakterimizi direk etkiliyen virüsle karşı karşıyayız. Ve başka bir konu temizlik. Virüs bizde temizliği hastalık boyutuna çıkaracak.  Yılın belası bittikten sonra psikologlara büyük iş düşecek, hem insani ilişkilerimizi, hem de hastalık boyutuna gelen titizliğimizi düzenlemekte çaba gösterecekler.

...Tüm günü mevzumuz ne? Koronovirüs. Tv-de, sosyal medyada, arkadaşlarımızla konumuz, hatta uzakta yaşayan annemizi aradığımızdakı mevzu da korono... Sakin olamıyoruz. Endişe beynimizde, kalbimizde kan hızını arttırıyor. Bu virüse yakalanmasak bile başka hastalıklarla tanışacağımız şüphesiz.  Ortada Corona virüs gibi bizim yaşamsal fonksiyonlarımızı etkileyecek ciddi bir tehlike var, evet. Bu durumu sabırla aşacagız,sabırla hijyenle, mesafeyle, evimizde kalmakla... Durumun maddi çöküşü de var. Bu virüsün babadan aileye boyutu da var. İşe gitmeye, ekmek parası kazanan babalara gezen virüs kimi bakacak kadar da psikolojimiz, duygularımız alt üst. Şimdi bizi bu virüsten ve bize bırakacağı "miras" lardan nasıl kurtaracağız onula bağlı da program hazırlanmalı. Mazallah, sonra ortalıkta dolaşan "zombi" insanlarla ugraşmak daha zor olacak.


Yazarlar
Haberler